Charli XCX geçtiğimiz haftalarda yakında yayımlanacak yeni albümü Music, Fashion, Film için düzenleyeceği turneyi duyurdu. Turnenin Kuzey Amerika ayağında ise dikkat çeken bir isim yer alıyor: Underscores.
Hyperpop sahnesini bir süredir takip edenler için tanıdık gelebilecek bu isim, son yıllarda internet müzik kültürünün en ilginç ve yenilikçi figürlerinden biri olarak öne çıkıyor. Daha geniş kitleler tarafından yeni yeni keşfedilmeye başlanan sanatçı, özgün müziği ve dijital çağın ruhunu yansıtan üretimleriyle dikkat çekiyor. Gelin, bu yazıda Underscores’un müzikal dünyasına ve son albümü U‘ya daha yakından bakalım.

Underscores
Dijital Çağın Estetiği ve K-Pop Etkisi
Albümü incelemeye başlamadan önce, Underscores’un müzikal estetiğine, tarzına ve nerelerden ilham aldığına biraz değinmeden geçmek olmaz. Onu öne çıkaran şey yalnızca türler arasında rahatça gezmesi değil, aynı zamanda dijital çağın parçalı ve hızlı estetiğini kendi duygusal diliyle birleştirmesi. Bu yaklaşım hem prodüksiyonlarını hem de görsel kimliğini açıkça hissettiriyor. Özellikle ikonik “kulaklık” imajı ve bu formu andıran saç/peruk estetiği, onun görsel dünyasının logosu hâline gelmiş durumda.
Gençliğinde Girls’ Generation gibi ikinci jenerasyon K-pop yıldızlarının enerjik electro-pop dünyasından etkilenen sanatçı, bir dönem 2ndgenbias adıyla YouTube’da K-pop şarkı yapıları, “anti-drop”lar ve koreografi üzerine eğitim videoları paylaşıyordu. Onu en çok etkileyen şey ise K-pop’un o dönem Batı popuna kıyasla çok daha “abartılı, cesur ve tuhaf” bir enerjiye sahip olmasıydı. Videolardaki amacının K-pop dinleyicilerinin bu müziğin yapısal karmaşıklığını daha iyi fark etmesini sağlamak olduğunu belirtiyor.
Son yıllarda ise müziği etrafında oldukça sadık bir dinleyici kitlesi oluşturan underscores, aynı zamanda Oklou, Yves, Ninajirachi ve Umru gibi isimlerle yaptığı iş birlikleriyle de dikkat çekiyor.
U: Tamamen Kişisel Bir Albüm

Underscores-“U” albüm kapağı
Tüm bu estetik ve ilham dünyası, 20 Mart 2026’da yayımlanan U albümünde daha da net bir şekilde karşımıza çıkıyor. April Harper Grey, sahne adıyla Underscores, U albümünün tamamını kendisi yazdı ve prodüksiyonunu üstlendi. Bu yönüyle albüm, tamamen ona ait, kişisel ve bütünlüklü bir iş olarak öne çıkıyor.
Albüm boyunca herkesin hayatında yaşadığı küçük anların aslında hissettirdikleri kadar büyük ve yoğun olabileceğini görünür kılmaya çalışıyor. Şarkılardaki anlatımın sadeliği ve kurduğu cümlelerin doğrudanlığı, albümü güçlü kılan en önemli özelliklerden biri. Albüm 9 şarkıdan oluşuyor ve 34 dakika uzunluğunda. “Lovefield”şarkısının sonuna eklenen outro, albümün süresini daha estetik görülen 34 dakikalık formata tamamlamak amacıyla yerleştirilmiş.
Görsel Dünya ve Alışveriş Merkezi Estetiği
Albümün görsel dünyası da bu kişisel yaklaşımı destekliyor. Japon illüstratör Ochiai Shohei tarafından hazırlanan albüm kapağı, San Francisco’dakiStonestown Galleria‘nın nostaljik atmosferini çağrıştırıyor. Bu referans yalnızca kapak tasarımıyla sınırlı değil; “Galleria” aynı zamanda sanatçının 2026 turnesine verdiği isim.
Grey, estetiğinde alışveriş merkezleri, oteller ve havalimanları gibi ticarileşmiş mekânlara duyduğu ilgiyi bolca yansıtıyor. Onu bu alanlara çeken şey yalnızca fiziksel özellikleri değil; bu mekânların uyandırdığı nostalji, romantizm ve soyutluk hissi. Müzik videolarında da bunu net bir şekilde görüyoruz. Alışveriş merkezleri sık sık sahnenin merkezine yerleşiyor ve özellikle“Tell Me (U Want It)”videosu, bu mekânların onun müzik estetiği içinde ne kadar önemli bir yer tuttuğunu çok iyi gösteriyor. Video ayrıca Jane Remover ve Fraxiom gibi çağdaş pop sahnesinin yenilikçi isimlerinden bazı konuklar da içeriyor.
“Tell Me (U Want It)”
Albümün açılışını da yapan “Tell Me (U Want It)”, daha ilk saniyelerinde duyduğumuz “Hey! It’s U!” sözleriyle hem kendini hem de albümün dünyasını tanıtıyor. Parça boyunca glitch etkili autotune vokaller, EDM synth’leri ve güçlü davullar bir araya geliyor. Tüm bu unsurlar, şarkı adının sürekli tekrar edilmesiyle birleşerek parçanın enerjisini oluşturuyor. Parçada aynı zamanda 2021’de yayımladığı Fishmonger albümünden “Spoiled Little Brat” şarkısına da bir referans bulunuyor.
“Music”
Benim de favorim olan albümün ikinci şarkısı “Music”, müziği aşkı anlatmak için bir metafor olarak kullanıyor. Hem bir insana hem de müziğin kendisine duyulan sevgiyi sözleriyle çok iyi hissettiren bir parça. Müzikle bağ kurabilen dinleyiciler için, sevgiyi müzik üzerinden ifade etmenin ve anlatmanın ne anlama geldiğini oldukça güçlü bir şekilde hissettiriyor.
Benim için “keşke bu şarkıyı ben yazsaydım” dedirten parçalardan biri. Bir insanı düşündüğünde doğrudan müziği çağrıştırması, bence sevginin çok romantik ve samimi bir ifadesi.
Özellikle son kısımdaki “It sound like pop, rock, electronic, rap, rock n’ roll / Bass bump, supersonic, won’t you take me home?” satırlarında müziğe duyulan geniş ve kapsayıcı sevgiyi vurguluyor ve müzik ile aşk arasındaki sınırı bulanıklaştırıyor. Böylece şarkı, müziğe duyulan hayranlığı doğrudan romantik bir bağlılık diliyle ifade ediyor.
“Hollywood Forever”
Üçüncü şarkı “Hollywood Forever”, albümün en eğlenceli ve pop yönü en güçlü parçalarından biri. Aynı zamanda albümün dans edilebilir enerjisini de sürdürerek dinleyiciyi içine çekiyor. Yaklaşık 5 dakikalık bu şarkıda dikkat çeken en önemli unsur, kısa süre içinde farklı türler arasında yaptığı geçişler. Parça ilerledikçe bubblegum bass’tan Jersey club’a uzanan bu dönüşüm, şarkıya hem dinamik hem de sürekli değişen bir yapı kazandırıyor.

Underscores — Music
“The Peace”
Albümün dördüncü şarkısı “The Peace” daha sakin ve kırılgan bir hava yaratıyor. Birçok eleştirmen tarafından Imogen Heap etkisi taşıdığı söylenen parça, kendine özgü start-stop acappella yapısıyla öne çıkıyor. Büyük ölçüde armonize vokaller üzerine kurulan parça, paylaşılan sigaraları iki insan arasındaki yakınlığın ve romantik bağın sembolü olarak kullanıyor.
“Innuedo (I Get U)”
“Innuedo (I Get U)”da ise romantik ilişki açısından daha farklı bir yön karşımıza çıkıyor. Şarkı, birinin “tipini” ve niyetlerini en baştan bilerek onunla birlikte olma hâlini konu alıyor. Grey, tüm davranışları ve “hamleleri” çözebilmesine rağmen, çekimin gücü nedeniyle oyuna dâhil olmaya devam ediyor.
Şarkıya adını veren “innuendo”, yani ima kavramı, parçanın tamamına hâkim olan temel bir unsur olarak öne çıkıyor. Sözler doğrudan söylenmese de alt metinde sürekli hissedilen bu ima dili, hem ilişkideki belirsizliği hem de taraflar arasındaki çekimi belirginleştiriyor.
“Lovefield”
Altıncı şarkı olan “Lovefield”, albümün en yavaş tempolu parçalarından biri. İlk bakışta karşılıksız bir aşka duyulan özlemi anlatıyormuş gibi görünse de şarkı aslında tam tersini konu alıyor. Grey burada, kendisine karşı hisler besleyen birinin varlığını anlatıyor.
Şarkıya adını veren “lovefield” kavramının giderek küçüldüğünü söyleyerek, hayatındaki kişinin onunla duygusal olarak giderek daha az uyumlu hâle geldiğini ifade ediyor. Bir bakıma “friendzone” kavramını andıran “lovefield”, romantik hislerin sınırlarını ve bir ilişki içindeki duygusal mesafeyi anlatmak için oldukça yaratıcı ve etkileyici bir terim olarak öne çıkıyor.

Underscores — Do It (Koreografi Ver.)
“Do It”
Yedinci şarkı “Do It”, albümün en dans odaklı ve ritmik parçalarından biri. Electropop, dance-pop, R&B ve hyperpop etkilerini bir araya getiren şarkı; karşılıklı beklentiler, sınırlar ve istekler üzerine kurulan bir ilişkiyi ele alıyor.
Şarkının ayrıca Güney Koreli şarkıcı ve LOONA üyesiYves ile hazırlanan bir remix versiyonu da bulunuyor. Parçanın klibinde ve konser performanslarında öne çıkan koreografi, kısa sürede TikTok’ta da bir akıma dönüşerek şarkının görünürlüğünü artırdı. Grey aynı zamanda bu klibin yönetmenliğini de üstlenmiş.
Bir röportajında, şarkılara dans koreografisi eklemenin bazı sanatçılar tarafından fazla “pop” bulunarak utanç verici görüldüğünü ifade ediyor. Ayrıca koreografın, çalışmalar sırasında Tinashe ile beraber turnede olması nedeniyle video kayıtları göndererek underscores’a uzaktan ders vermeye devam ettiğinden de bahsediyor.
“bodyfeeling”
Sekizinci şarkı “bodyfeeling”, albümün daha içe dönük ve duygusal tarafını öne çıkarıyor. Daha sakin ve minimal bir prodüksiyon üzerinden ilerleyen parça, bedensel hisler ve duygusal kırılganlık arasındaki bağı merkezine alıyor.
Grey bu şarkıda, yoğun duyguların fiziksel bir deneyime dönüşmesini anlatırken albümün daha önceki enerjik yapısına kıyasla daha yumuşak ve düşünceli bir alan yaratıyor.
“Wish U Well”
Albümün kapanış şarkısı olan “Wish U Well”, hâlâ sevdiğin biriyle yeniden karşılaşıp onun hayatına çoktan devam ettiğini fark etmenin yarattığı duyguları anlatıyor. Grey, sözlerinde karşı tarafa iyi dileklerde bulunmaya ve bunu kabullenmiş gibi görünmeye çalışsa da şarkının altında bunun aslında o kadar kolay olmadığı hissediliyor.
Bu da parçayı tanıdık ve kolay bağ kurulabilir bir noktaya taşıyor. Sevdiği birinin hayatına devam ettiğini görmek ve onun adına mutlu olmaya çalışırken kendi duygularıyla mücadele etmek, birçok insanın aşina olduğu bir deneyim. Bu yönüyle “Wish U Well”, albümü sıcak, duygusal ve hafif buruk bir notayla sonlandırıyor.
https://open.spotify.com/embed/album/1qSS0T6Ffrb3rFVpizzOuk?si=T3giFaZUSnu6j8XOAY1IBA&utm_source=oembed
The post Hyperpop’un Yeni Yıldızı: Underscores ve U albüm incelemesi first appeared on Bir Baba Indie.
Kaynak: birbabaindie